YAZARYOLU · YAZI MASASI

Pencerenin Önünde Kalan Cümle

Bazı cümleler yazılmak için değil, insanın içinde sessizce beklemek için doğar. Yıllardır açılmayan defterimi bir sonbahar sabahı yeniden elime aldığımda, geçmişin aslında hiçbir yere gitmediğini anladım.

Pencerenin Önünde Kalan Cümle

Yıllardır çalışma masamın en alt çekmecesinde duran kahverengi kaplı bir defterim vardı. Onu her gördüğümde açmayı düşünüyor, fakat kapağına dokunmadan çekmeceyi yeniden kapatıyordum. Çünkü bazı defterler yalnızca kelimeleri değil, insanın yüzleşmeye cesaret edemediği zamanları da saklar.

O sabah yağmur yeni dinmişti. Pencerenin camında ağır ağır süzülen damlalar, dışarıdaki şehri olduğundan daha uzak gösteriyordu. Masama oturdum ve uzun zamandır ertelediğim şeyi yaptım: Defteri açtım.

İlk sayfada yarım bırakılmış tek bir cümle vardı:

“Bir gün geri dönersem…”

Devamını hatırlamıyordum. Belki bir yere, belki bir insana, belki de kendimin eski bir hâline dönmekten söz ediyordum. Gençken yazdığımız cümlelerin en tuhaf yanı budur; aradan yıllar geçtiğinde onları bir yabancının el yazısı gibi okuruz.

Sayfaları çevirdikçe artık hatırlamadığımı sandığım küçük ayrıntılar karşıma çıktı. Annemin mutfakta söylediği eski bir şarkı, kış akşamlarında sobanın üzerinde kızaran ekmeklerin kokusu, okuldan dönerken taşlarını tek tek saydığım dar sokak… Zihnim bunların hepsini çoktan unutmuştu. Fakat kelimeler unutmamıştı.

O an, yazmanın yalnızca anlatmak olmadığını anladım. Yazmak, zamanın elinden birkaç küçük parçayı kurtarmaktı. İnsan değişiyor, şehirler değişiyor, evlerin pencerelerine başka perdeler asılıyordu. Ancak bir zamanlar kâğıda bırakılmış tek bir cümle, bütün bunların gerçekten yaşandığını sessizce kanıtlamaya devam ediyordu.

Kalemi elime aldım. Yarım kalan cümlenin karşısında uzun süre bekledim. Gençliğimde ne yazmak istediğimi bulmaya çalışmadım. Çünkü artık o cümleyi tamamlayacak kişi, yıllar önce defteri kapatan kişi değildi.

Sonunda şöyle yazdım:

“Bir gün geri dönersem, bıraktığım kişiyi değil; onun bende bıraktığı izi bulacağım.”

Defteri kapatmadım. Pencerenin önünde açık bıraktım. Odaya giren solgun gün ışığı sayfaların üzerine düşerken, geçmişin değiştirilemeyeceğini ama yeniden anlamlandırılabileceğini düşündüm.

Belki de insanın geri dönüşü bir yere ulaşmak değildir. Bazen yalnızca yarım bıraktığı bir cümlenin karşısına yeniden oturabilmesidir.

Kaynaklar

  1. Örnek Kaynak
OKUR NOTLARI

Yorumlar

Yorumlar yayımlanmadan önce editör onayından geçer.

Bir yanıt yazın

Sepetim
Favoriler
Son Görüntülenen
Kategoriler
Ürünleri karşılaştır (0 Ürünler)